Afganistan’da vekâlet savaşları

ABD çekilirken Taliban ilerliyor. Pakistanlı Stratejist İmtiaz Gül: Afganistan uluslararası aktörlerin yeni vekâlet savaşlarına sahne olabilir. İlhan Uzgel: ABD’nin çekilmesiyle bölgede güç paylaşımı olabilir. Fakat ülke şimdilik ABD’nin küresel stratejisi için gerekli işlevini yerine getirdi.

Afganistan’da vekâlet savaşları

Özde Çelikbilek

Yirmi yıllık işgalin ardından Afganistan’dan çekilme kararı alan ABD ve NATO’nun tahliye işlemleri devam ederken Taliban’ın ilerleyişi sürüyor. Taliban son olarak kurulduğu kent olan Kandahar’a da girdi. Katar’ın başkenti Doha’daki “barış” görüşmelerine rağmen Taliban’ın ilerleyişi durdurulamıyor. Binlerce Afgan askeri Tacikistan’a sığınırken Duşanbe yönetimi sınıra 20 bin asker gönderdi. Rusya da Tacikistan’a askeri desteğe hazır olduğunu açıkladı. Çatışmalar ve krizin derinleştiği ülkede belirsizlik sürerken başkent Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın güvenliğini üstlenmek isteyen Ankara’nın Washington ile pazarlığı sonuçlanmış değil. Nüfuz alanını genişleten Taliban, Türkiye’nin Kabil’e asker göndermesine ikna değil. Savunma Bakanı Hulusi Akar ve ABD Savunma Bakanı Lloyd James Austin bugün de son gelişmeleri ve pazarlıkları görüşecek.

YENİ VEKALET SAVAŞI

Pakistan merkezli Araştırma ve Güvenlik Çalışmaları Merkezi’nin kurucusu İmtiaz Gül, Kabil Havalimanı’nın bölge için önemli ve stratejik bir noktada bulunduğuna dikkat çekti. Gül, Türkiye ile birlikte diğer aktörlere de bakmanın faydalı olacağına işaret ederek, “ABD’nin Afganistan’dan çekilmesiyle birlikte belki de vekâlet savaşında yeni bir aşamaya geçildiğini göreceğiz. Bir yanda ABD ile Hindistan, diğer yanda Pakistan, Rusya, Çin ve Türkiye arasında bölge üstünde vekâlet savaşı yaşanabilir” yorumunu yaptı.

En önemli gündem maddelerinden bir diğeri ise bölgedeki tıkanma noktasına gelen barış görüşmelerinin gelecek dönemdeki istikrarı. Afganistan’da ülke içindeki güçlerin karşılık diyaloğun ilerletilmesi konusunda büyük bir uluslararası fikir birliği olduğuna dikkat çeken Gül, ABD, Rusya, Çin, İran, Pakistan, Türkiye ve neredeyse tüm Orta Asya cumhuriyetlerinin Kabil hükümetini ve Taliban’ı çatışmadan karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çıkış yolu bulmaya çağırdığını da hatırlattı. Bununla birlikte ABD’nin Taliban’ı masada muhatap olarak almasının önemli olduğunu vurgulayan Gül, Taliban’ın 30 yıllık yarattığı korku ikliminin kendisi için bir fayda getirmeyeceğinin de farkında olması gerektiğinin altını çizdi.

afganistan-da-vekalet-savaslari-896112-1.
İmtiaz Gül – Pakistan merkezli Araştırma ve Güvenlik
Çalışmaları Merkezi’nin kurucusu

ABD ÜSSÜ RAHATSIZLIĞI

Tüm bunlarla birlikte ABD dış politikasının Çin’e yönelik ilgisine dikkat çeken Gül, bölgede ABD’nin askeri üs kurmak konusunda zorluk çektiğini belirtti. Bunun en büyük nedeni Rusya ve Çin. Özellikle Çin’in bölgedeki ağırlığı buna engel. ABD’nin bölgedeki bir diğer müttefiki Hindistan’ın Taliban ve Pakistan’a olan negatif tavrına vurgu yapan Gül, bölgede kurulmak istenen Amerikan askeri üstlerinden Tahran, Moskova ve Pekin’in rahatsız olacağına da dikkat çekti. Jeopolitik olarak Rusya, Çin, Pakistan, İran, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan bugün ABD’den ayrı kutuplar diyen Gül, “Afganistan’ın jeopolitik olarak stratejik komşuları olan bu ülkelere, yani Rusya, Çin’e ve Washington’un üstten baktığı İran, Pakistan’a ait olduğu anlamına gelir” dedi.
İmtiaz Gül, bölgede yirmi yıllık mevcudiyetinde trilyonlar harcayan ve binlerce askerini kaybeden ABD’nin askeri üslerini komşu ülkelerde kuramamasının ‘ilginç’ olduğunu kaydetti. Bölgede Pakistan ve İran’ın muhatap alınmadan istikrarlı bir barışın olmayacağına da dikkat çekti. Bu nedenle bölgede özellikle Pakistan ile kuracağı karşılıklı ilişkilere dikkat çeken Gül, iki tarafın birbirine karşı olan tutumunun daha anlayışlı bir düzeyde olmasının önemine vurgu yaptı.

***

afganistan-da-vekalet-savaslari-896113-1.
Prof. Dr. İlhan Uzgel – Uluslararası
İlişkiler uzmanı

İlhan Uzgel: Yeni bir güç paylaşımı olacak

Uluslararası İlişkiler uzmanı Prof. Dr. İlhan Uzgel, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesiyle birlikte bölgede muhtemel bir güç paylaşımı olacağına dikkat çekti. Uzgel şöyle konuştu: “Afganistan’dan uzunca bir süredir uluslararası güçlerin savaş alanına dönüşmüş durumda. Bugün Afganistan’ı kontrol etmek stratejik açıdan avantaj mı dezavantaj mı tabi ona bakmak lazım. ABD’nin 20 yılın ardından Afganistan’da daha fazla da durabilirdi. Fakat bugün gerek görmediği için geri çekiliyor. ABD ordusu, Taliban’a yenilmiş değil. Taliban’ı 1994 yılında yendiği gibi buna uygun siyasi irade göstermek ve askeri kaynak ayırmak istese yerle bir edebilirdi. Afganistan şimdilik ABD’nin küresel stratejisi için gerekli işlevini yerine getirdi. Hiçbir zaman tam bir çekilme olmayacak. Eğer ülkedeki koşullar devam ederse muhtemelen gelecek dönem bir güç paylaşımı da olacak. Fakat her türlü senaryo da bana sorarsanız, Amerika kaybeden değil. Burada kaybeden Afganistan halkı ve kısmen de Pakistan. ABD emperyalizmi, 70’lerden bu yana istediği zaman girdi istediği zaman çıktı. Afganistan’ın önemi ABD’nin orta Asya’ya giriş ve çıkış kapısı konumunda yer alıyor. Taliban tamamen kontrolü ele geçirirse bunun doğuracağı sıkıntıları Çin, Rusya ve İran etkilenebilir. Amerika çekilse ve boşluğu hızla Çin doldurursa bundan da Rusya rahatsız olabilir. Amerika bölge ülkesi değil, doğrudan hedef noktasında değil. Bunun koşulları 20-21 yıl önce değişti. Bir diğer ihtimalle Taliban ile ABD arasında anlaşmalı bir çekilme olabilir. Taliban’a sen kırsalı al, Afgan Hükümeti de büyük şehirleri kontrol etsin gibi bir üstü örtülü uzlaşma sunulabilir. ABD için bir diğer önemli nokta ise karşısında yükselen güçler. Bunların başında ise Çin geliyor ve Rusya da askeri gücünü kullanarak, Çin’in bu yükselişinden faydalanıyor. Şu çok açık görülüyor: Amerika eskiden olduğu gibi Çin’le eskisi gibi baş etmekte zorlanıyor. Bugün Çin’in yükselişi yer kürenin birçok yerinde görülüyor. Güney Amerika’dan Güney Çin Denizi’ne, Avustralya’dan Balkanlar’a ABD bununla baş etmeye çalışıyor. Sırf bunun için senatodan 238 maddelik bir yasa çıkardı. Dolayısıyla da önümüzdeki dönem küresel çapta kapitalizmin liderliğine oynayan iki güç arasındaki mücadele tanıklık edeceğiz.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.